Starbucks Gönlünü İşe Vermek
Altını Çizdiklerim,  Slayt

Altını Çizdiklerim #3 Starbucks Gönlünü İşe Vermek

Merhaba, bugün Starbucks Gönlünü İşe Vermek kitabı hakkında yazıyorum. Kitap Starbucks İcra Kurulu Başkanı Howard Schultz tarafından kaleme alınmıştır.


Starbucks’ın hikayesinin çok ilham verici olduğunu düşünüyorum. Schultz’un aşağıda paylaştığım sözü aslında hikayenin özünü anlatmakta.

“Hayalini kuracak bir şey vardır. Ama zamanı geldiğinde bulunduğunuz yerden ayrılıp kendi tarzınızı bulmak için harekete geçme konusunda istekli olmalısınız. İşte benim 1985’te yaptığım şey buydu. Yapmamış olsaydım Starbucks bugünkü konumuna gelemezdi.”

Howard Schultz

Schultz kitabın ilk kısımlarında, kurumsal bir şirkette başladığı iş hayatından girişimciliğe geçiş sürecini aktarıyor. Kitabın ilerleyen kısımlarında ise Starbucks’ın markalaşma süreci içerisinde yaşadığı deneyimleri kronolojik şekilde okuyanlara sunuyor.

Tüm bu kısımlarla ilgili kitaptan ve internetten derlediğim notları sizlerle birkaç madde halinde paylaşıyorum.

1-) Starbucks Howard Schultz tarafından kurulmamıştır.

Starbucks Jerry Baldwin, Zev Siegel ve Gordon Bowker tarafından kurulmuştur. Hollandalı bir girişimcinin 1966’da kurmuş olduğu Berkley’deki Peet’s Coffee and Tea isimli dükkandan ilham almışlardır. Özellikle kaliteli kahve çekirdekleri, kahve çekirdeklerinin işlenmesi ve kavurma işleminin kahveye vereceği tat hakkında dükkanın sahibi Peet kendilerine çok yardımcı olmuştur. Ortakların her biri 1350$ ortaya koyarak ve bankadan almış oldukları 5000$’lık kredi ile 1971 yılında ilk girişimlerini yaparak Starbucks’ı kurmuşlardır. Başlarda kaliteli kahve çekirdekleri ve çay perakendeciliği üzerinde yoğunlaşmışlardır. Hiçbirinin arzusu büyük bir şirket kurmak değildir. Sadece kahve ve çaya tutku duydukları için bu işi yapmışlardır.

2-) Howard Schultz Starbucks’ı tesadüfi bir şekilde keşfetmiştir.

Schultz 1981 yılında Hammarplast adında ev aletleri satan bir şirkette yıllık geliri ve imkanları üst düzey bir satışçı olarak çalışıyordu. Hammasplast’da çalışırken Seattle’daki küçük bir perakendecinin belirli bir tür filtre kahve makinesinden çok sayıda getirttiğini fark etti ve bu durum ilgisini çekti. Schultz merak ettiği işletmeye giderek şirket ortaklarıyla tanışmış, ilk kez Starbucks kahvesini burada tatmıştır ve kendisinin tabiri ile bu kahveye bağlanmıştır.

3-) İşinden istifa etme kararı alarak Starbucks’da çalışmaya başlamıştır.

Başta Starbucks’ın ortakları bu isteği reddetmişlerdir fakat daha sonra ikna olmuşlardır. Schultz yıllık maaşından çok ciddi bir kesintiye razı olarak işi almıştır. Starbucks o yıllarda sadece kahve çekirdeği satan bir şirketti. Schultz İtalya’ya yaptığı bir ziyarette kafelerde kahve satışı yapıldığını görmüş ve Starbucks için bu modeli fırsat olarak görmüştür.

“Kafede bulunan baristaların çalışmalarını seyrederken kendi kendime şunu itiraf ettim: Starbucks bu noktayı kaçırmış; tamamen kaçırmış. Bu çok güçlü diye düşündüm.”

Howard Schultz

İtalya ziyareti sonrası bu fikrini tüm ortaklara açmıştır fakat büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır. Ortaklar bu fikre kesinlikle karşı çıkmışlar ve bu uygulamanın Starbucks’ın değerlerine zarar vereceğini düşünmüşlerdir.

4-) Peet’s Coffee and Tea işletmesi Starbucks tarafından satın alınmıştır.

Schultz bu satın alma işlemine karşı çıkmıştır fakat Jerry Baldwin’e göre bu, hayatının şansıydı ve espresso bar açmaya nazaran daha geleceği parlak bir genişleme yöntemiydi. Starbucks bu satın almayı yapmak için yüklü bir borcun altına girmiştir.

“Satın almayı yaptığımızda hatırlıyorum da 1’e 6 borca girmiştik. 1980’li yıllarda ancak bankalar böyle bir sözleşmenin altına girerdi.”

Howard Schultz

Satın alma ve birleşme işleminden sonra ise iki şirketin çalışanları arasında problemler yaşanmış ve ciddi huzursuzluklar başlamıştır.

“Bu olaydan önemli bir ders çıkardım: Bir şirketin, çalışanlarıyla arasında kurduğu güven ilişkisinden daha değerli bir şey yoktur. İnsanlar yönetimin kazancı adilce paylaştırmadığına inanırsa şirketten soğurlar. Yönetime güvenmemeye başladıklarında ise şirketin geleceği tartışmalı hale gelir.”

Howard Schultz

5-) Starbucks’ın ilk espresso barı 30 metre karelik bir dükkanda açılmıştır.

“Açılış öncesi hiçbir pazarlama kampanyası planlamadık. Sadece kapıları açıp neler olacağını görmeye karar verdik. Tam saat 7’de kapıları açtık. Meraklı insanlar içeri girip dolaşmaya başladılar. Mönüde gördükleri farklı içecekleri soruyorlardı. Verona’da keşfettiğim ve çoğu misafirin adını bile duymadığı caffe latte’yi denemek istiyorlardı. Bildiğim kadarıyla Amerika o sabah caffe latte ile yeni tanışmıştı.”

Howard Schultz

İlk barın başarısında sonra Schultz daha fazla hayal kurmaya başlamıştı fakat yeniden ortakların duvarı ile karşı karşıya gelmişti ve işte o anda Schultz radikal kararlar almasının gerektiğini düşünmüştü. Starbucks’dan ayrılıp kendi şirketini kurmaya karar verdi ve bunu Starbucks ortakları destekledi.

6-) Schultz kendi kahve şirketini kurduktan kısa süre sonra Starbucks’ı satın almıştır.

Schultz, çevresinin desteğiyle yeterli sermayeyi toparlayarak, 1986 yılında kendi İtalyan tarzı olan Il Giornale’yi kurmuş ve başarılı işletmecilik anlayışı sayesinde 1987 yılında 3 mağazaya ulaşmıştır. Bu sırada satışa çıkan Starbucks’ı da 3,8 milyon dolara satın almıştır. Schultz, 34 yaşında CEO olmuş ve hayallerini gerçekleştirme şansı elde etmiştir. Firmanın ismi Starbucks Corporation olarak belirlenmiştir. Ardından kendi açmış olduğu cafelerini de Starbucks’a dönüştürmüş ve hızla büyümeye devam etmiştir.

Schultz, ilk olarak, eski yöneticilerin uygulamaları yüzünden morali bozuk olan personelle bir konuşma yaparak onları cesaretlendirmiştir. Çünkü ilk hedefi, personeli tek bir vizyon etrafında toplamak, karşılıklı saygı ve güven oluşturmaktır. Vaatlerinin boş olmadığını davranışlarıyla göstermediği sürece kimsenin peşinden gelmeyeceğine ve ortak bir vizyonu paylaşmadıklarında ise hedeflerine asla ulaşamayacaklarına inanmaktadır.

Ayrıca “Çekirdek hisse” uygulaması ile çalışanlarına hisse senedi hakkı vermiştir.


Kitabın ilerleyen bölümlerinde ise Schultz, Starbucks’ı bir dünya markası haline getirme sürecinde yaşadıklarını anlatıyor. Kitabı alıp bütün bölümleri okumanızı tavsiye ediyorum.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. 🙂

Paylaşmak İçin:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir